Hak arayışında birleşmek!

6

Üniversite kampüslerden meydanlara çıkan öğrenci gençlik, Türkiye’de yaşanan örgütlü kötülüğe karşı çıkıyor. Bugüne kadar yaşadıkları ekonomik sıkıntıları, barınma sorunları, akademik haksızlıklardan kaynaklı biriktirdikleri sorunlarını ve ülkede yaşanan kaos ortamının tetiklediği toplumsal eylemlilikten cesaret alarak yola revan oldular.

Ülke çapında üniversite gençliği dur durak bilmiyor. Hemen hemen her gün meydanlarda hak, hukuk, adalet mücadelesinin bayrağını elinden düşürmüyor. Eylemlerine baktığımızda çok değişik protesto yöntemleri olduğunu da görüyoruz. Pikachu bu yaratıcı yöntemlerden biridir.

Bugünkü gençliği anlamak gerekiyor. Bunun için onlarla organik bağların kurulması ve güçlendirilmesi gerekir.

Son on günde gençler, barışçıl eylemlerinde gereksiz bir müdahaleyle şiddete maruz kaldılar. Bugüne kadar ne yazık ki 301 genç tutuklandı.

Binlerce üniversite öğrencisinin meydanları terk etmemesi çok anlamlıdır. Bunun yanı sıra öğretim üyelerinin de protestolara katılması mücadelenin boyutunun daha da büyüyeceğinin müjdecisidir.

Barışçıl protestolar iktidarı elinde bulunduran güçlere uyarı niteliğindedir. Barışçıl protestolar, siyasi iktidarın bu tepkileri gidermek için uygulamalarını gözden geçirmesi için bir şanstır. Lakin görünen o ki iktidarı elinde bulunduran erk bu yolu tercih etmemektedir. Hatta karşı tarafı düşmanlaştırmaya yönelik açıklamalarda bulunmaktadır.

***

Üniversite gençliğinin 2 Nisan’daki boykot çağrısının toplumsal karşılığı oldu. Meclis’te bulunan muhalefet partileri de bu çağrıya destek vererek daha etkili olmasına olanak sağladı. Boykot, verilecek mesajın doğrudan muhatabına ulaşması için kullanılan etkili bir eylem biçimidir. Öte yandan boykot barışçıl mücadelenin en masumane halidir. Bugün yaşanan ekonomik krizden en çok zarar gören üniversite gençliğinin boykot çağrısının karşılık bulması önemli bir gelişmedir. Bu eylemliliği daha üst boyutlara taşımak, deneyimli kadroların önderlik yapması ile mümkündür.

Siyasi iktidarın boykota gösterdiği tepkinin yersiz olduğu, yurttaşların boykota katılması ile verdiği cevapta görülmektedir. Ayrıca bu katılım, içinde bulunduğumuz ekonomik krizin boyutunun büyüklüğünü de göstermektedir. Toplumdaki bu memnuniyetsizliğin iktidar değişimini hızlandıracağı gerçeğini görmek gerekiyor. Tüm muhalif güçlerin bu gerçeğe uygun stratejiler geliştirmesi gerekiyor. Bunun için gençlikle organik bağlar kurularak, gençlerle birlikte mücadele yöntemleri belirlenmelidir. Üstenci bir bakışsa gençliği uzaklaştırmaya hizmet eder.

***

Faşist cuntanın hazırlattığı 12 Eylül Anayasası’nın 34. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi herhangi bir izin almaksızın yurttaşların gösteri ve yürüyüş hakkı teminat altına alınmıştır. Tek Adam Rejimi bu anayasayı dahi tanımayarak şiddete başvurmaktadır ve gösterileri yasaklamaktadır.

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz tüm toplum kesimlerini açlığa mahkûm etmiştir. Asgari geçim standardı verilen asgari ücreti ve emekli maaşlarını geride bırakmıştır. 30 milyona yakın yurttaşımız açlık sınırının altında bir ücret almaktadır. Üniversite gençliği de bu ekonomik darlıktan fazlasıyla etkilenmektedir.

Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken ve toplumun tüm kesimleri ortak bir mücadele zemininde buluşmuşken 70 yıllık mücadele ve örgütleme deneyiminin birikimine sahip tüm nesillerin elini taşın altına koyması gerekir.

Gençlik mücadelesinin boyutu her geçen gün büyümektedir.

İşçi sınıfının ‘ben de varım’ dediği bu şanlı mücadelenin gençlerin yanında yer alarak devamlılık göstermesi elzemdir.

Bu mücadeleye doğru bir önderlik yapılmadığında toplumsal karamsarlıkla sonuçlanması ihtimali mümkündür. Bunu engelleyecek olan da nesiller arasında birikimlerin doğru şekilde paylaşılması, gençlerin desteklenmesidir.

Zaman ve zemin örgütlenmeye elverişlidir. Gençler artık ayrıştırılmak istemiyor! Önemli olan ortak paydada birleşmek, karşılıklı anlaşmak ve çoğalmaktır.

Tüm nesiller için kurtuluş, demokrasi, özgürlük, hak, hukuk ve adalet için birlikte tavır sergilemeleridir!

Mehmet Şimşek