Binali Yıldırım: Ateş çemberiyle çevrilmiş vaziyetteyiz

Binali Yıldırım: Ateş çemberiyle çevrilmiş vaziyetteyiz

AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Uzunköprü ilçesindeki programın ardından geldiği Edirne’de restorasyona alınan ve çevre düzenlemesi de yapılan Selimiye Camisi’ni ziyaret etti. Eşi Semiha Yıldırım ile restorasyon çalışmalarını inceleyen Yıldırım, Selimiye Camisi’nin bugün bile herkesi hayrete düşüren bir eser olduğunu kaydetti.

Yıldırım, daha sonra kentte sivil toplum örgütleriyle bir araya geldiği toplantıda, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına değindi. Devam eden harekatın çok anlamsız ve orantısız olduğunu söyleyen Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

* Bu çok anlamsız ve orantısız bir savaş. Bir ülkenin bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne aleni bir tecavüz var ama bu savaşın bedelini ödeyen sivil insanlar, masum çocuklar. Biz zor bir ülkedeyiz. Daha geçtiğimiz senelerde Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Yemen’de devam eden, Karabağ’da karşılaştığımız savaşlar şimdi kuzeye sıçradı.

* Ateş çemberiyle çevrilmiş vaziyetteyiz. Bu coğrafya bizim kaderimiz; İbn Haldun böyle söyler. Bu coğrafyada hayatta kalmak, hür ve bağımsız kalmak, kolay değil. Edirne bunu en son 1920-22 arası yaşadı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Mudanya ve Lozan Antlaşması’yla Avrupa ile sınırlarımız belirledi.

* O gün, bugün hür ve bağımsız yaşıyoruz. Bu topraklarda bu ay yıldızlı bayrağın altında özgürce yaşamımızı sürdürüyoruz. Kıtlık olur, sıkıntı olur bunlar giderilir ama özgürlük, vatan, bayrak olmayınca hayat olmaz. Bunu en iyi bilen millet biziz, evladı Fatihan’dır. 1900’lerin başında bu toprakların neler çektiğini dedelerimiz çok iyi bilir.

* O nedenle bugün ekmekten, sudan da daha büyük ihtiyacımız birlik ve beraberliktir. Birliğimize, beraberliğimize, vatanımıza gözümüz gibi sahip çıkacağız. Bu savaşın nereye evrileceğini kimse kestiremiyor.

“UKRAYNA’YI AYARTTILAR, SONRA ARKASINDA DURMADILAR”

Savaşın en büyük mağdurunun Ukrayna’da yaşayan sivil insanlar olduğunu belirten Yıldırım şöyle konuştu:

* O yüzden bu savaşın en büyük mağduru Ukrayna’da yaşayan insanlar ama sonraki mağduru da biziz. Ukrayna ve Rusya ile komşuluk ilişkilerimiz var. İkisiyle yılda 40 milyar dolarlık alışverişimiz var.

* Her iki ülkeden bize 10 milyonun üzerinde misafir geliyor, ekonomimize, ticarete katkı sağlıyorlar. Bunların hepsi, bizim açımızdan olumsuzluklar. Bizim sebep olduğumuz bir şey değil. Bu savaşın başlamaması için Cumhurbaşkanı’mız çok büyük çaba sarf etti.

* Bunda Avrupa ülkelerinin de büyük taksiratı var. Ukrayna’yı çok fazla ayarttılar, ayarını bozdular, sonunda da arkasında durmadılar ve netice bunları yaşıyoruz. Ümit ederim kısa sürede bu bela ortadan kalkar ve bölgemizde huzur-barış hakim olur.

“BİRLİK OLMALIYIZ, ÇOK ÖNEMLİ SORUMLULUKLARIMIZ VAR”

Türkiye’de içinden geçilen günlerde parti, ideoloji ayrımı yapılmaması gerektiğine dikkat çeken Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

* Bugün artık parti, ideoloji, sen şöyle düşünüyorsun, ben böyle düşünüyorum, bunları konuşmanın anlamı, mantığı yok. Bugün tek yürek, tek bilek beraber olacağız, geleceğimiz, milletimizin bağımsızlığı, bekamız için, her türlü fedakarlığı birlikte yapacağız. Bu olmazsa diğerlerini konuşamayız.

* Çeltik üretimini, ayçiçeği, hayvancılığı konuşamayız. Bunlar ancak ve ancak huzur olan, güvenliğin ve istikrarın hakim olduğu yerde konuşulabilir. O yüzden çok önemli sorumluluklarımız var.

“DAHA FAZLA EKMEMİZ LAZIM”

Pandemiyle başlayan süreçte yaşanan zorlukların ardından savaşın etkileriyle artan doğalgaz ve petrol fiyatlarına değinen Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti.

* Son 10 günde doğal gaz 2 katına çıktı, petrol 90 dolardan 115’e çıktı, nereye gideceği belli değil. Daha 2 sene önce 40 doların altındaydı. Ocak ayı ile şu andaki cari açık rekor seviyeye çıktı. Bu daha çok ithalat yaptığımız için değil, doğalgaz ve petrol nedeniyle. Bunları almak zorundayız.

* Kendi petrolümüz, doğal gazımız yok. Dolayısıyla şu mesajı sizlere vermek istiyorum; şartlar ne olursa olsun, ne kadar zorluk içerisinde olursak olalım, ekmekten biçmekten geri durmayalım, buna ihtiyacımız var.

* Ukrayna’da, Rusya’da tahıl gitti ki; bunlar tahıl ambarıydı. Bunlar, bizim ihtiyacımızın yüzde 40’ını karşılayan yerler. Dolayısıyla daha fazla ekeceğiz.

“DESTEKLER TAM ANLAMIYLA YERİNİ BULMUYOR”

Artan gübre ve mazot fiyatlarının farkında olduklarını, bunun için yeni destekleme modeli üzerinde çalıştıklarını ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu:

* O nedenle verilen destekleri bu sene ve önümüzdeki sene daha basitleştirerek vereceğiz. Tarımda 64 kalem destek var, hayvancılıkta 34 kalem. Bunlar parça pinçik, küçük destekler. Dolayısıyla destekler tam anlamıyla yerini bulmuyor.

* Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyu talimatlandırdı ve bu destekler 10 ana ürün kalemine dağıtılmak üzere mazot, tohum, yem, gübre, süt gibi toplanıp bu kalemlerde verilecek böylece verdiğimiz 30 milyar destek de anlamlı hale gelecek. Derdinize derman olacak.

* Ana girdiler, mazotuydu, gübresiydi, tohumuydu bunları karşıladığınız zaman büyük oranda o zaman destekler anlamlı hale gelecek ve ürün de anlamlı hale gelecek.

“MOBİL GÜNEŞ PANELLERİ DÖNEMİ GELİYOR”

Tarımda kullanılan elektrik konusunda da yeni bir model getirileceğini söyleyen Yıldırım “Bir problem de tarımda kullanılan elektrik, maliyeti yüksek. Bunun da farkındayız, bununla ilgili de bakanlığımız çalışma yapıyor. Mobil güneş panelleri yapılıyor, tarlanın başına çekeceksiniz sulamanızı yapıp, başka yere götüreceksiniz. Bakanlık bunun çalışması üzerinde ve bu da devreye alınacak. Çakmak Barajı su tuttu, onun dağıtım şebekeleri henüz yapılmadı, bu konuda da hızlandırılmasını söylediler. Bunun da takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı. (DHA)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.